Eşler arasında sürekli tekrar eden tartışmalar, çözüme ulaşmayan konuşmalar ve iletişim güçlükleri, aile ve çift danışmanlığında ele alınabilecek konular arasındadır.
Konya’da faaliyet gösteren Terapimed Aile Danışma Merkezi, aile ve çift ilişkilerinde yaşanan güçlüklerin anlaşılmasına, iletişim örüntülerinin değerlendirilmesine ve çiftlerin kendi ilişkilerine ilişkin farkındalık geliştirmelerine yönelik danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Eşinizle aynı konuları defalarca konuştuğunuz halde ilerleme sağlayamadığınızı düşünüyorsanız, yaşadığınız güçlükleri bir aile danışmanı eşliğinde değerlendirmek sizin için bir seçenek olabilir.
Eşimle Sürekli Aynı Konuları Konuşuyoruz Ama Neden Çözemiyoruz?
Bazı çiftlerin yaşadığı sorun, aralarındaki problemleri konuş(a)mamalarından kaynaklı değildir, aslına bakılırsa çoğu kere defalarca konuştukları halde bir sonuca ulaşamama gibi bir döngünün içinde olabilirler.
Çiftler arasında bir konunun konuşulması gerektiğinde iki taraf da kendisini anlatır. Bazen bu konuşmanın sonunda birbirlerini anladıklarını da düşünebilirler. Ancak bir süre sonra benzer bir olay yaşandığında aynı kırgınlıklar, aynı savunmalar ve aynı cümleler yeniden ortaya çıkar.
Ve zamanla şu soru sorulmaya başlanır;
“Bu kadar konuşuyoruz ama neden hiçbir şey değişmiyor?”
Bu durum her zaman eşlerden birinin ilgisiz, anlayışsız veya değişmeye isteksiz olduğu anlamına gelmez. Bazen çiftler, farkında olmadan aynı iletişim biçimini tekrar eder. Her iki taraf da kendince sorunu çözmeye çalışırken, konuşmanın gidişatı onları yeniden başladıkları noktaya getirebilir. Aile ve çift danışmanlığında bu tür durumlar değerlendirilirken yalnızca tartışılan konuya değil, eşlerin tartışma sırasında birbirlerine nasıl karşılık verdiklerine de bakılır.
Aynı Konuları Konuşmak Neden Her Zaman Çözüm Getirmez?
Bir çiftin sık sık konuşuyor olması, mutlaka birbirini anladığı anlamına gelmez.
Örneğin eşlerden biri birlikte daha fazla zaman geçirmek istediğini söylüyor olsun.
“Artık eskisi kadar birlikte vakit geçirmiyoruz.”
Diğeri ise şöyle cevap versin:
“Bütün gün çalışıyorum. Eve gelince de elimden geleni yapıyorum.”
İlk eş, yakınlık ihtiyacını anlatmaya çalışırken ikinci eş, çabasının görülmediğini hissedebilir.
Bunun üzerine ilk eş daha fazla açıklama yapar. İkinci eş ise kendisini savunmaya başlar.
Konuşma ilerledikçe birlikte zaman geçirme konusu geri planda kalır. Artık tartışma, kimin daha fazla çaba gösterdiği ve kimin diğerini anlamadığı üzerine kurulmuştur.
Oysa başlangıçta iki farklı ihtiyaç söz konusu idi:
Bir eş, birlikte geçirilen zamanın azalmasından dolayı kendisini uzak hissediyor gibi görünürken diğeri ise ailesi için gösterdiği emeğin fark edilmesini istiyor gibiydi.
Eşlerden Biri Konuşmak İsterken Diğeri Neden Susar?
Bazı çiftlerde tekrar eden tartışmaların en belirgin özelliği, bir tarafın konuşmakta ısrar etmesi, diğer tarafın ise konuşmadan uzaklaşmasıdır. Bu durum her iki taraf açısından da bazı anlamlar içermektedir. Sözgelimi Konuşmak isteyen kişi şöyle düşünebilir:
“Benim için önemli olan bir konuyu neden konuşmak istemiyor?”
Konuşmadan uzaklaşan kişi ise farklı bir deneyim yaşıyor olabilir:
“Ne söylesem tartışma büyüyor. Biraz sakinleşmek istiyorum.”
Bu durumda biri konuşmaya devam ettikçe diğeri daha fazla geri çekilebilir. Diğeri geri çekildikçe ilk kişi daha fazla konuşma ihtiyacı duyabilir.
Merkezimizde de uygulanan , Duygu Odaklı Çift Danışmanlığı yaklaşımında, çiftlerin bu tür karşılıklı tepkilerinin altında bulunabilecek duygusal ihtiyaçlar ve ilişkiye yönelik kaygılar da ele alınır.
Örneğin konuşmakta ısrar eden kişinin temel ihtiyacı, eşi tarafından önemsendiğini ve duyulduğunu hissetmek olabilir.
Geri çekilen kişi ise tartışmanın büyümesinden, yanlış anlaşılmaktan veya yetersiz görülmekten kaygılanıyor olabilir.
Elbette her suskunluğun ya da her konuşma ısrarının nedeni aynı değildir. Bazı kişiler düşünmek için zamana ihtiyaç duyar; bazıları ise çatışmadan kaçınmayı bir alışkanlık haline getirmiş olabilir.
Bu nedenle davranışın anlamını bulmaya çalışırken ; kişilerin yaşantısı ve ilişkinin koşullarını dikkate almak gerekmektedir. Yani aslında çiftler ilişkilerinde tekrar ettikleri işlevsiz kalıpları sürdürmekte neden ısrarcıdır ve bu kalıpları ne zaman, ne şekilde öğrenmişlerdir kısmı danışmanlıkta konuşulan konular arasında gösterilebilir. Önemli olan, eşlerin yalnızca birbirlerinin davranışlarını değil, bu davranışların arkasında neler yaşanabileceğini de anlamaya çalışmasıdır.
Her Tartışmanın Sonunda Mutlaka Anlaşmak Zorunda mıyız?
Çiftler arasında yaygın beklentilerden biri, sağlıklı bir ilişkinin bütün anlaşmazlıkların çözülmesiyle mümkün olduğudur. Fakat iki insanın her konuda aynı düşünmesi beklenemez, farklı ailelerde yetişmiş, farklı deneyimler yaşamış ve farklı ihtiyaçlara sahip iki kişinin bazı konularda anlaşamaması ve çatışma yaşaması doğaldır.
Bazı çift danışmanlık yaklaşımları, çiftler arasındaki çatışmaların tamamen ortadan kalkmayabileceğini söylemekte ve danışanlara bu çatışmalarla nasıl başa çıkılabileceğini öğretmektedir. Çatışma yaratan konu ya da konular devam etse de çiftler dengede duran bir ilişki içinde olabilirler.
Örneğin eşlerden biri sosyal ortamlarda daha fazla zaman geçirmek isterken diğeri evde vakit geçirmeyi tercih edebilir. Bu farklılığın tamamen ortadan kalkması gerekmeyebilir. Burada eşlerin birbirlerinin tercihlerini küçümsemeden konuşabilmesi, ortak zaman konusunda uzlaşma arayabilmesi ve farklılıklara saygı duyabilmesi gerekmektedir. Bu nedenle aile danışmanlığında her zaman tek bir doğru çözüm aramak yerine, çiftin farklılıklarla nasıl başa çıktığı ve de çıkabileceği konularına odaklanılmaktadır.
Çift Danışmanlığı Aynı Tartışmaları Yaşayan Eşlere Nasıl Yardımcı Olabilir?
Çift danışmanlığında amaç, eşlerden birini haklı bulmak veya diğerine nasıl davranması gerektiğini söylemek değildir. Danışmanlık sürecinde çiftin yaşadığı güçlükler, beklentileri, iletişim biçimleri ve tekrar eden etkileşimleri birlikte değerlendirilebilir.
Örneğin bir çift sürekli aynı tartışmayı yaşadığını söylediğinde yalnızca tartışmanın konusu üzerinde durulmayabilir.
Şu sorular da önem kazanabilir:
“Tartışma genellikle nasıl başlıyor?”
“İlk anlaşmazlıktan sonra iki taraf nasıl tepki veriyor?”
“Konuşmanın hangi noktasında birbirinizi anlamakta zorlanıyorsunuz?”
“Bu tartışmalar sırasında hangi ihtiyaçlarınız karşılanmamış gibi geliyor?”
“Daha önce farklı bir şekilde konuşabildiğiniz zamanlar oldu mu?”
Bu tür değerlendirmeler, çiftin ilişkide yaşadığı sorunlara farklı bir açıdan bakmasına yardımcı olabilir. Danışmanlık süreci her çift için aynı şekilde ilerlemez ve her sorunun mutlaka çözüleceği söylenemez. Ancak bazı çiftler için tekrar eden ilişki örüntülerini fark etmek, birbirlerinin yaşantılarını daha iyi anlamak ve yeni iletişim yollarını değerlendirmek açısından yararlı olabilir.