“Ben destek almak istiyorum ama eşim gelmek istemiyor.”
Bu cümle, ilişkisinde bir şeylerin değişmesini isteyen ancak bunu tek başına nasıl yapacağını bilemeyen kişiler için oldukça tanıdık olabilir. Bir taraf konuşmak, anlamak ve çözüm bulmak isterken diğer taraf aile danışmanlığı fikrine mesafeli durabilir. Böyle bir durumda akla ilk gelen düşünce bazen şu olabilir:
“Demek ki eşim ilişkimizi önemsemiyor.”
Oysa gerçekten öyle mi? Bir kişinin aile danışmanlığına gelmek istememesinin altında ilgisizlikten çok daha farklı nedenler bulunabilir. Sözgelimi: yargılanma korkusu, mahremiyet kaygısı, danışmanlığın nasıl ilerlediğini bilememek, “Beni suçlayacaklar” düşüncesi veya henüz yardım almaya hazır hissetmemek bunlardan bazıları olabilir. Bu nedenle eşiniz danışmanlığa gelmek istemiyorsa, belki de ilk soru:
“Neden gelmiyorsun?” değil,
“Seni danışmanlık alma konusunda en çok düşündüren şey ne?” olabilir.
Eşim Neden Aile Danışmanlığına Gelmek İstemiyor?
Her insanın danışmanlığa yaklaşımı aynı değildir. Bir kişinin neden istemediğini onun adına kesin olarak söylemek mümkün değildir. Ancak bazı çekinceler oldukça anlaşılabilir.
“Beni suçlayacaklar” korkusu
Kişi, danışmanlık sürecinde eşinin anlattıklarının kendi aleyhine kullanılacağını düşünebilir.
“Eşim haklı bulunacak.”
“Bütün sorun bende çıkacak.”
“Bana neyi yanlış yaptığımı anlatacaklar.” gibi düşünceler danışmanlık fikrinden uzaklaşmasına neden olabilir.
Oysa çift danışmanlığının amacı bir tarafı haklı, diğer tarafı haksız ilan etmek değildir.
Çift danışmanlığında genel amaç; İlişkide yaşanan güçlükleri ve tekrar eden iletişim biçimlerini birlikte anlamaya çalışmak, sürecin önemli bir parçasıdır.
“Biz Kendi Aramızda Çözeriz” Demek Yanlış mı?
Hayır…
İki insanın kendi ilişkisiyle ilgili sorunları önce kendi arasında çözmeye çalışması son derece anlaşılabilir bir durumdur. Hatta bazı çiftler bunu gerçekten de yapabilir. Ancak bazen bazı çiftler ise aynı konu üzerinde defalarca konuşmasına rağmen bir sonuca ulaşamaz. Çünkü sorun yalnızca ne konuşulduğu değil, nasıl konuşulduğu haline gelmiştir.
Bir taraf kendisini anlatmaya çalışır.
Diğer taraf eleştirildiğini hisseder.
Biri daha fazla konuşur.
Diğeri geri çekilir.
Geri çekilme daha fazla tepkiye yol açar.
Ve bir süre sonra aynı tartışma yeniden yaşanır.
Bu durumda dışarıdan profesyonel bir bakış açısı, çiftin kendi içinde fark etmekte zorlandığı bu döngüyü görünür hale getirebilir.
“Eşim Beni Danışmana Şikâyet Edecek” Kaygısı
Bazı kişiler için en büyük çekince budur. “Eşim bütün yaşananları anlatacak.” “Ben kendimi ifade edemeden onun söyledikleri dikkate alınacak.” “Danışman eşimin tarafını tutacak.” gibi düşünceler danışma süreci öncesinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle her iki taraf açısından da danışmanlık sürecinin bir “haklılık davası” olmadığının bilinmesi önemlidir.
Eşim Gelmek İstemiyorsa Onu Nasıl İkna Edebilirim?
Burada “ikna etmek” yerine alan açmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Çünkü bir yetişkini istemediği bir danışmanlık sürecine zorlamak, çoğu zaman sürecin verimliliğini artırmaz. Bunun yerine konuşma biçimini değiştirmek işe yarayabilir.
Şöyle demek yerine:
“Sen değişmediğin için danışmana gitmemiz gerekiyor.”
Şöyle denebilir:
“Aynı tartışmaları tekrar yaşamaktan yoruldum. İkimizin de daha rahat edebileceği bir yol bulmak istiyorum.”
Şöyle demek yerine:
“Gelmezsen bu ilişki düzelmez.”
Şöyle denebilir:
“Senin de hazır olduğun bir zamanda birlikte değerlendirebiliriz. Ben bu konuda destek almak istiyorum.”
Şöyle demek yerine:
“Sorunun sende olduğunu anlaman gerekiyor.”
Şöyle denebilir:
“İkimizin de bu ilişkide değiştirebileceği şeyler olup olmadığını anlamak istiyorum.”
Kullanılan cümle değiştiğinde, konuşmanın karşı tarafta oluşturduğu etki ve anlam da değişebilir.
Eşim Gelmek İstemiyorsa Ben Tek Başıma Danışmanlığa Gelebilir miyim?
Bazı durumlarda kişi, eşi henüz danışmanlığa hazır değilken kendi yaşadığı güçlükleri anlamak amacıyla bireysel danışmanlık desteği almayı tercih edebilir.
Bu süreç:
- Eşi suçlamak,
- Eşi değiştirmek,
- Eş hakkında karar vermek için değil; kişinin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını daha iyi anlaması için kullanılabilir.
Kişi zamanla:
“Ben tartışma sırasında nasıl tepki veriyorum?”
“Eşim geri çekildiğinde ben ne yapıyorum?”
“Hangi konular beni daha fazla tetikliyor?”
“İlişkide benden kaynaklanan hangi döngüler olabilir?”
gibi sorular üzerinde düşünebilir. Bazen bir kişinin kendi iletişim biçiminde yaptığı değişiklik, ilişkinin genel atmosferini de etkileyebilir. Ancak bunun her ilişkide aynı sonucu doğuracağını söylemek mümkün değildir. Her çiftin dinamiği farklıdır.
Aile Danışmanlığına Gitmek İlişkinin Kötü Olduğu Anlamına Gelir mi?
Hayır…
Danışmanlık almak, ilişkinin kötü ya da başarısız olduğu anlamına gelmez.
İnsanlar yalnızca büyük problemler yaşadıklarında değil, hayatlarının önemli alanlarında daha iyi, daha sağlıklı bir yol bulmak istediklerinde de profesyonel destek alabilir.
Bir çift:
- aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşamaya başladığında,
- birbirini anlamakta zorlandığında,
- iletişim giderek azaldığında,
- kırgınlıklar birikmeye başladığında
sorunun daha da büyümesini beklemeden destek almayı tercih edebilir.
Bu nedenle danışmanlık:
“İlişkimiz kötü durumda.” anlamından çok, “İlişkimize daha bilinçli yaklaşmak istiyoruz.”
anlamına da gelebilir.
Eğer eşlerden biri danışmanlık konusunda daha istekliyse, kendi açısından destek almayı tercih edebilir.
Bu süreçte kişi:
- kendi iletişim biçimini fark edebilir,
- ilişkideki beklentilerini daha net görebilir,
- sınırlarını değerlendirebilir,
- tartışma sırasında verdiği tepkileri inceleyebilir,
- değiştirebileceği ve değiştiremeyeceği alanları ayırt edebilir.
Bu yaklaşımın amacı “Ben değişirsem eşim de değişmek zorunda.” düşüncesi değildir.
Daha çok:
“Ben bu ilişkinin içinde nasıl daha sağlıklı davranabilirim?” sorusuna cevap bulmaya odaklanmaktır.
Eşinizi Suçlamadan Nasıl Konuşabilirsiniz?
Bazen danışmanlığa başlamak için yapılabilecek en önemli şey, danışmanlık hakkında konuşma biçimini değiştirmektir.
Şöyle bir cümle kullanılabilir:
“Seni suçlamak veya değiştirmek için danışmanlık istemiyorum. İkimizin de daha huzurlu olabileceği bir ilişki kurabilmek için farklı bir bakış açısına ihtiyacımız var mı, bunu görmek istiyorum.”
Ya da:
“Şu anda hazır olmayabilirsin. Buna saygı duyuyorum. Ben kendi açımdan destek almak istiyorum. İleride sen de istersen birlikte değerlendirebiliriz.”
Bu yaklaşım, danışmanlığı bir zorunluluk olmaktan çıkarıp bir seçenek haline getirebilir.
Sonuç: Eşiniz Henüz Hazır Değilse Her Şey Bitmiş Değil
Eşiniz aile danışmanlığına gelmek istemiyorsa, bunu hemen:
“Beni önemsemiyor.” şeklinde yorumlamamanızı öneririm. Bu konuda üzerinde düşünelecek ilk şeylerden birisi, danışmanlık fikrinin neden onda direnç oluşturduğunu anlamak olabilir. Ve eğer siz destek almak istiyor, eşiniz ise henüz buna hazır değilse, bu sizin hiçbir şey yapamayacağınız anlamına gelmez. Kendi iletişim biçiminizi anlamak, ilişkide tekrar eden döngüleri fark etmek ve ihtiyaçlarınızı daha sağlıklı ifade etmeyi öğrenmek de değerli bir başlangıç olabilir. Çünkü yardım almak için ilişkinizin “yeterince kötü” olmasını beklemeniz gerekmez.
Konya’da Aile ve Çift Danışmanlığı
Konya’da aile ve çift ilişkilerinde iletişim sorunları, tekrarlayan tartışmalar, duygusal uzaklaşma veya ilişki içinde yaşanan diğer güçlükler konusunda aile ve çift danışmanlığı desteği alınabilir.
Terapimed Aile Danışma Merkezi’nde danışmanlık süreci, taraflardan birini suçlamak veya diğerini haklı çıkarmak yerine, ilişkide yaşanan dinamikleri anlamaya ve daha sağlıklı iletişim yolları geliştirmeye destek olmak amacıyla yürütülür.