İlişkilerinde sorun yaşayan pek çok çift aslında o an için önlerinde duran sorunu konuşurken birden kendilerinin yıllar öncesinde kalmış bir konuyu konuşurken bulabilirler.
“Sen zaten bunu daha önce de yaptın.”
“Geçen yıl yaşananları da unutmadım.”
“Senin yüzünden o zaman neler yaşadığımı hatırlıyor musun?”
Gibi cümleler sarfedilmeye başlandığında, konuşmanın akışı, tansiyonu ansızın değişir. Başlangıçta konuşulan mesele ne olursa olsun, bir anda aylar hatta yıllar önce yaşanmış bir olay gündeme gelir.
Peki çiftler tartışırken neden eski konuları açar?
Gerçekten geçmişi unutamadıkları için mi? Yoksa bugün yaşanan tartışmanın içinde, geçmişten kalan başka bir kırgınlık mı vardır?
Aslında her eski konunun yeniden gündeme gelmesi aynı anlama gelmez. Bazen geçmişte yaşanan bir olay duygusal olarak tam anlamıyla kapanmamıştır. Bazen de bugün yaşanan bir durum, geçmişteki benzer bir deneyimi yeniden hatırlatır. Bu nedenle tartışma sırasında eski bir konunun ortaya çıkmasını yalnızca “geçmişi kasıtlı olarak açmak” şeklinde değerlendirmek yeterli olmayabilir.
Tartışırken Eski Konular Neden Açılır?
Çift ilişkilerinde eski konuların yeniden gündeme gelmesinin birçok nedeni olabilir. Bunlardan biri, geçmişte yaşanan bir olayın kişi açısından gerçekten kapanmamış olmasıdır.
Bir konu hakkında konuşulmuş olması, o konunun mutlaka çözüldüğü anlamına gelmez.
Örneğin eşlerden biri geçmişte yaşanan bir olay için özür dilemiş olabilir. Ancak diğer eş kendisini anlaşılmış, önemsenmiş veya güvende hissetmediyse, olay zihinsel olarak geride kalmış olsa bile duygusal olarak etkisi devam edebilir.
Benzer bir durum yeniden yaşandığındaysa eski olay bu şekilde tekrar gündeme gelebilir.
Bu noktada tarafların kendilerine şunu sorması faydalı olabilir:
“Neden hâlâ bunu konuşuyor, ikide bir eski konuları ısıtıp ısıtıp açıyor” yerine, “Bu konuda hâlâ taşıdığı yara ne, onda neyin onarılmasına yardımcı olabilirim”
Eski Konular Neden Özellikle Tartışma Sırasında Hatırlanır?
Tartışma sırasında duygusal yoğunluk yükseldiğinde kişi yalnızca o an yaşanan olaya tepki vermeyebilir.
Mevcut olay, geçmişte yaşanan benzer bir deneyimi de tetikleyebilir. Örneğin eşlerden biri yine verdiği sözü tutmadığında, diğer eş yalnızca bugünkü olaya değil, daha önce tutulmayan sözlere de otomatikman tepki verebilir. Çünkü zihinde şu düşünce oluşabilir:
“Yine aynı şey oluyor.”
Bu nedenle dışarıdan bakıldığında küçük görünen bir olay, kişi için çok daha büyük bir anlam taşıyabilir.
Sorun, bazen bugün yaşanan olayın kendisinden çok:
“Bu daha önce de olmuştu ve yine değişen bir şey yok.” düşüncesinde saklıdır.
Her Eski Konu Gerçekten Kapanmış mıdır?
İlişkilerde sık yapılan hatalardan biri, bir konu hakkında bir kez konuşulduğunda artık tamamen kapanmış olması gerektiğini düşünmektir. Oysa bazı meselelerin yalnızca konuşulması yeterli olmayabilir.
Bir olayın gerçekten geride kalabilmesi için kişinin ne yaşadığını ifade edebilmesi, karşı taraf tarafından anlaşıldığını hissedebilmesi, gerektiğinde özür ve telafi görebilmesi ve benzer durumların tekrar etmeyeceğine dair güven duygusu geliştirebilmesi önemlidir.
Bu nedenle geçmişte yaşanan bir olay sürekli yeniden gündeme geliyorsa, yalnızca:
“Artık bunu konuşma.”
demek yerine, neden hâlâ önemini koruduğunu anlamaya çalışmak daha işlevsel olabilir.
Eski Konuları Açmak Her Zaman Yanlış mı?
Geçmişte yaşanan bir olay bugün yaşananlarla doğrudan bağlantılıysa, o olayın konuşulması gerekli olabilir. Hatta bugünkü sorunun çözümüne katkı sağlama olasılığı da vardır.
Örneğin daha önce yaşanan bir güven sorunu, bugün benzer bir durum ortaya çıktığında yeniden gündeme gelebilir. Burada mesele geçmişi konuşmak değil, geçmişin bugünkü tartışmada nasıl kullanıldığıdır. Bir konuyu anlamak için geçmişe bakmak ile geçmişteki hataları karşı tarafı susturmak veya cezalandırmak için kullanmak birbirlerinden farklı şeylerdir.
Geçmişi anlamaya çalışmak beraberinde şu soruyu getirirken:
“Daha önce yaşadığımız olay bugün beni neden bu kadar etkiledi?”
Geçmişi tartışmada silah olarak kullanmak ise:
“Sen bunu daha önce de yaptın, zaten hiç değişmeyeceksin.” ifadesinin ortaya çıkmasına neden olur.
İlk yaklaşım çözüm arayışına alan açabilirken, ikincisi tartışmanın daha da büyümesine neden olabilir.
Peki Neden Bazı Çiftler Her Tartışmada Aynı Eski Konulara Dönüyor?
Eğer çiftler farklı konularda tartışmalarına rağmen sürekli aynı geçmiş olaylara dönüyorsa, burada bir negatif ilişki döngüsü oluşmuş olma ihtimali üzerinde durulabilir.
Örneğin:
Bir eş kendisini yeterince önemsenmiyor hisseder → bunu sert bir biçimde ifade eder → diğer eş eleştirildiğini düşünerek geri çekilir → ilk eş daha fazla tepki gösterir → geçmişteki olaylar gündeme gelir → diğer eş daha fazla savunmaya geçer.
Bir süre sonra tartışılan konu değişse bile bir döngü oluşmuştur ve bu döngünün varlığı tespit edilmediği müddetçe çiftleri oldukça zorlar. Para konuşulurken aynı döngü, çocuklarla ilgili bir konuda aynı döngü, ev işleri konuşulurken yine aynı döngü yaşanabilir.
Böyle bir durumda sorun, yalnızca hangi konuda tartışıldığı değildir. Çiftin konular hakkında tartışma biçimidir. Konuların ne şekilde tartışıldığı en az tartışılan konunun kendisi kadar önemlidir.
Tartışma Sırasında Eski Konular Açılıyorsa Ne Yapılabilir?
Öncelikle tartışmanın ortasında her şeyi aynı anda çözmeye çalışmak yerine, mevcut konuyu mümkün olduğunca net tutmak yararlı olabilir.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Şu anda gerçekten neye kızıyorum?
- Bugünkü olay mı beni etkiliyor, yoksa geçmişte yaşanan bir olay da tetiklendi mi?
- Karşımdaki kişiden şu anda neyi almaya, hangi duyguyu hissetmeye ihtiyacım var?
- Bu konuyu çözmek mi istiyorum, yoksa sadece kırgınlığımı anlatmak mı?
Bu sorular, tartışmanın suçlama döngüsünden çıkıp daha anlaşılır bir iletişime dönüşmesine yardımcı olabilir. Ancak aynı konu tekrar tekrar yaşanıyor ve çift kendi çabalarıyla bu döngüyü değiştirmekte zorlanıyorsa, dışarıdan profesyonel bir bakış açısı faydalı olabilir.
Ne Zaman Çift Danışmanlığı Düşünülebilir?
Her tartışma çift danışmanlığı gerektirmez. Ancak aşağıdaki durumlar sürekli tekrarlanıyorsa, ilişkinin iletişim biçimini daha yakından ele almak yararlı olabilir:
- Her tartışmada eski olayların gündeme gelmesi
- Aynı konuların farklı biçimlerde tekrar tekrar tartışılması
- Özür dilense bile kırgınlığın geçmemesi, duyguların onarıldığını hissedememe
- Eşlerin birbirini dinlemek yerine sürekli savunmaya veya saldırıya geçmesi
- Tartışmaların küslük veya iletişimi kesmeyle sonuçlanması
- Birlikte çözüm üretmek yerine kimin haklı olduğunun önem kazanması
- Eşlerin birbirlerini anlamaya çalışmaktan giderek uzaklaşması
Çift danışmanlığında amaç kimin haklı olduğunu belirlemek değildir. Amaç, çiftin içinde bulunduğu iletişim döngüsünü fark etmesine ve daha işlevsel iletişim yolları geliştirmesine yardımcı olmaktır.
Sonuç: Eski Defterleri Kapatmak mı, Yoksa Neden Açıldığını Anlamak mı?
İlişkilerde geçmişi tamamen silmek mümkün değildir. Önemli olan geçmişte yaşananların bugün nasıl taşındığıdır. Tartışırken eski konuların açılması bazen çözülmemiş bir kırgınlığa, bazen tekrarlanan bir davranışa, bazen de mevcut olayın geçmişteki bir deneyimi hatırlatmasına işaret edebilir.
Bu nedenle her eski konu açıldığında:
“Geçmişi bırak artık.”
demek yerine,
“Bu geçmiş bugün neden hâlâ aramızda?”
sorusunu sormak daha anlamlı olabilir.
Çünkü sağlıklı bir ilişkide amaç hiç kırılmamak değil; kırıldığında bunu konuşabilmek, anlayabilmek ve mümkün olduğunda yeniden bağ kurabilmektir.
Eğer ilişkinizde aynı tartışmalar tekrar ediyor, geçmişte yaşanan kırgınlıklar her yeni anlaşmazlıkta yeniden ortaya çıkıyor ve artık birbirinizi anlamaktan çok birbirinizi savunmaya çalışıyorsanız, bu döngüyü fark etmek değişimin ilk adımı olabilir.
Bazen anlaşılması gereken şey tartışırken birbirinize nasıl davrandığınızdır.
Konya’da Çift Danışmanlığı
Konya’da çift ilişkilerinde iletişim sorunları, tekrarlayan tartışmalar ve geçmişten taşınan kırgınlıklar üzerine çift danışmanlığı desteği almak isteyen çiftler, profesyonel danışmanlık sürecinden yararlanabilir.
Terapimed Aile Danışma Merkezi’nde amaç, çiftlerden birini haklı veya haksız ilan etmek değil; ilişkinin içinde tekrar eden iletişim örüntülerini birlikte fark etmek ve daha sağlıklı iletişim yollarının geliştirilmesine destek olmaktır.