Akran zorbalığı, çocuk ve ergenlerin kendi yaş grubundaki bireylere yönelik olarak yineleyici biçimde sergilediği, fiziksel, sözel ya da davranışsal açıdan incitici tutum ve davranışları ifade eder. Bu davranışlar çoğu zaman şaka ya da oyun gibi başlayabilir; ancak zamanla dozajı artarak örseleyici ve zarar verici bir hâl alabilir.
Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu anlatmakta zorlanabilir. İnanılmama, alay edilme ya da zorbalığın artacağına dair kaygılar, bu yaşantıların aileye ya da öğretmenlere aktarılmasını geciktirebilir. Bu nedenle akran zorbalığı, uzun süre fark edilmeden devam edebilir.
Akran zorbalığı farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Sözel alay, lakap takma, dışlama, tehdit, fiziksel zarar verme ya da sosyal ilişkiler üzerinden baskı kurma bu örnekler arasında yer alır. Çocuklar; fiziksel görünüm, konuşma biçimi, isim, ilgi alanları ya da bireysel farklılıklar üzerinden hedef alınabilir. Bu durum, hem daha küçük ve fiziksel olarak zayıf görülen çocuklarda hem de yaşıtlarına göre farklı gelişim özellikleri gösteren çocuklarda gözlemlenebilir.
Akran zorbalığı sürecinde çocuklar farklı roller üstlenebilir; bazıları zorbalığa maruz kalırken, bazıları zorba konumunda olabilir. Her iki durumda da yaşanan sürecin doğru anlaşılması, çocuğun duygusal dünyasının ve sosyal ilişkilerinin nasıl etkilendiğini fark edebilmek açısından önemlidir.
Bu başlık altında paylaşılan bilgiler, başlık ile ilgili genel bir çerçeve sunmayı ve farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. Tanı, tedavi, teşhis yerine geçmez.