Pzt – Cmt 09:00 – 19:30
Boşanma Kararı Almak…

Boşanma Kararı Almak…


Boşanma kararı, çoğu çift için “bitirme” değil; artık böyle devam edip edemeyeceğini anlama eşiğidir. Kişi bu aşamada sadece eşten değil, ilişkideki kendi yerinden de emin olamaz; çünkü mesele çoğu zaman ayrılık değil, devamın mümkün olup olmadığıdır. Bu nedenle boşanmayı düşünen birinin zihni genellikle tek bir soruda takılı kalır:

“Buradan sonra iyileşme şansı var mı?”

Bu karar çoğu zaman öfkeyle değil; uzun süren yorgunluk, tükenmişlik ya da duygusal yalnızlıkla şekillenir. İnsan bitirmek istediğinden değil, tutunacak yer kalmadığını hissettiği için o noktaya gelir. Bu yüzden boşanma kararı “ayrılmak istiyorum” demekten çok, “bu ilişkide  artık kendimi var edebiliyor muyum?” sorusunun cevabıdır.

Kararsızlık yaşanmasının nedeni duyguların bitmesi değil; içeride hâlâ cevaplanmamış sorular olmasıdır. Kimi insanlar “çaba bittiği için”, kimileri “umut zayıfladığı için”, kimileri ise “yerini kaybettiğini hissettiği için” boşanma eşiğine gelir. Dolayısıyla boşanma kararı çoğu zaman yalnızca ilişkiyle değil, kişinin kendini koruma ihtiyacıyla da ilgilidir.

Boşanmak İsteyen Kişi Aslında Neye Veda Eder?

Birçok insan boşanırken sadece eşine değil; kuramadığı ilişkiye, umut ettiği yakınlığa, olmasını beklediği  ama olmayan “biz” haline veda eder. Biten çoğu zaman evlilik değil; “olmasını istediği şekle dönüşmeyen “ilişki”dir. Bu nedenle karar sadece ayrılığın getirdiği zorluğu temsil etmez. İçte yaşanan bir yas süreci söz konusudur.

Kararı Zorlaştıran Asıl Şey Nedir?

Kararı zorlaştıran sevginin bitip bitmediği değil; gitmenin mi yoksa kalmanın mı daha fazla can yakacağına karar verememektir. Zihindeki soru çoğu zaman şudur:

“Devam edersem kendimden neler kaybedeceğim?

Bu nedenle kişi sadece ilişkiyle değil, kendi iç sınırlarıyla da yüzleşir.

Bir İlişkinin Gerçekten Bittiği Nasıl Anlaşılır?

Bir ilişki gerçekten bittiğinde, kişi artık kavga etmek bile istemez; çünkü mücadele etme isteğini yitirmiştir.  Öfke tükenir, yerini duygusal boşluk alır. İçerideki “düzeltme isteği” kaybolur. Karşı tarafa verilmeye çalışılan  mesaj “beni anla” değildir; “ben artık buradan yürüyemiyorum” dur.

“Biz devam edebilir miyiz?” sorusundan
“Ben burada var olabilir miyim ? sorusuna geçilir…