Tek başına ebeveynlik farklı yaşamsal olayların bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Ayrılık, boşanma veya bir kayıp nedeniyle tek ebeveyn olarak kalan kişiler çocuk yetiştirme konusunda bazı endişelere sahip olabilirler.
Tek başına çocuk büyütme sürecinde ebeveyn çoğu zaman iki rolü birden üstlenmek zorunda kalabilir: Bunlar:
Yaşamı sürdürmeye çalışan yetişkin olmak ve
Çocuğuna güven vermeye çalışan anne/baba olmak
Bu dönemlerde tek başına kalan ebeveynin ihtiyaç duyduğu destek dışarıdan her zaman görünür halde olmayabilir. Çünkü dışarıdan güçlü, idare eden biri gibi algılanabilir. Oysa iç dünyasında “çocuğum için ayakta duruyorum” düşüncesi hakim olabilir.
Tek başına ebeveynliğin en sık rastlanan zorlukları; Kararları ve sorumluluğu paylaşacak ikinci bir yetişkin olmamasıdır. Bu durum ebeveyni yalnızlaştıran en önemli faktörlerdendir. Bunun yanında çocuk için güçlü kalma çabası, çoğu ebeveyni kendi duygularını erteleme pozisyonuna taşır.
Ayrılık / Boşanma Sonrası Tek Ebeveynlik
Ayrılık sonrası tek ebeveynlikte ebeveyn çoğu zaman yarım kalan bir ilişkinin yükünü taşır. Bitmiş olan sadece evlilik değil; paylaşılmayan sorumluluk, görülmeyen emek ve karşılık bulmamış çabanın izi olabilir. Bu nedenle yalnızlık duygusu çoğu zaman “yalnız kaldım” şeklinde değil,
“bu sorumluluk artık sadece bende” şeklinde yaşabilir..
Ölüm / Kayıp Sonrası Tek Ebeveynlik
Kayıp sonrası tek ebeveynlikte ise duygu çatışması farklıdır: Ebeveyn hem çocuğu için ayakta kalmaya çalışır hem de kendi yasını ertelemek zorunda kalabilir.
Bu durumda kişi çoğu zaman “tek ebeveynlik” rolünü seçmemiştir; ona mecburen geçmiştir. Bu da sorumluluğun bazen daha yoğun hissedilmesine neden olur…
Güçlü Görünme Zorunluluğu
Toplum, tek ebeveynden çoğu zaman “güçlü bir rol” bekler. Bu nedenle birçok ebeveyn kırıldığını ya da zorlandığını söylemekte zorlanır. Yorgunluk ifade edilmediği için içsel dayanma gücü sessizce tükenebilir.