Pzt – Cmt 09:00 – 19:30
İlişkilerde Neden Hep Tekrar Eden Şeyler Yaşanır?

İlişkilerde Neden Hep Tekrar Eden Şeyler Yaşanır?


Birçok ilişkide aynı tartışmanın farklı konu başlıklarıyla tekrar tekrar yaşanması, çoğu zaman sorunun çözülmemesinden değil, asıl ihtiyacın görünür olmamasından kaynaklanır. Çiftler davranış üzerinden konuştuğunda, duygu arka planda kalır. Konu değişir, tetikleyici değişir, ama his aynı kaldığı için döngü tekrar eder.

Danışmanlığa gelen çiftler çoğu kere, biz o an için ortaya çıkan bir sorunla ilgili konuşurken bir baktık ki geçmişte olmuş başka başka pek çok şey hakkında da tartışmaya başlamışız der.

Tekrarın altında genellikle “görülmemiş bir duygu” ya da “dile gelmemiş bir ihtiyaç” bulunur. Örneğin yüzeyde “geç kaldın” tartışması yaşanırken, derinde “senin önceliğin miyim?” sorusu olabilir. Ya da “bana yardım etmiyorsun” gibi bir şikâyet, aslında “bu yükü tek başıma taşımak istemiyorum” çağrısıdır. Yani çatışma çoğunlukla konuya değil, hissedilen güven ve değer algısına bağlıdır. Fakat maalesef ki çiftler yüzeyde kalan konularla odaklanmaktadırlar.

İlişkide döngüleri durduran şey davranışı değiştirmek değil, altında yatan duyguyu fark edebilmektir. Çünkü duygu görünür hale geldiğinde tartışma yerini temasa bırakır. Bu yüzden bazı çiftler yıllarca aynı başlıkta zorlanırken, duygu fark edildiğinde ilk kez gerçek bir rahatlama yaşanabilir. Kısacası tekrar eden sorunların nedeni zayıf ilişki değil; çoğu zaman duyguların yanlış anlaşılması ya da hiç duyulamamasıdır.

Tekrar Eden Çatışmaların Gizli Mesajı Nedir?

İlişkide tekrar eden tartışmalar çoğu zaman “çözülemeyen problem” değil; duyurulamayan bir ihtiyaç anlamına gelebilir. Aynı döngünün sürmesi, konunun kapanmadığını değil, duygunun hâlâ duyurulmak istendiğini gösterir.  Bazı eşler için bu mesaj “beni fark et”, bazıları için “yanımda mısın?”, bazıları için ise “güvende miyim?” şeklinde hissedilebilir.

Bu nedenle tekrarlayan çatışmalar, ilişkinin zayıflığını değil, üzerinde durulması gereken görünmeyen bir duyguyu işaret eder. Yani döngü çoğu zaman kopuş değil, temas arayışı taşır. Sorunun bitmesi, tartışmanın tamamen yok olmasıyla değil; ihtiyacın görülüp adlandırılmasıyla mümkün olur. Eşler kendilerini savunmak yerine paylaşabildiğinde, tekrar döngüsü yerini anlaşılma duygusuna bırakabilir.

Çiftler Bu Döngüyü Nasıl Kırabilir?

Tekrar eden çatışmalar davranış üzerinden konuşulduğunda çözülmesi zorlayıcı olabilir; ancak çift duyguyu fark etmeye başladığında döngü değişmeye başlar. Bunun ilk adımı “sorunun kendisini” değil, “sorunun altında neyin yattığını ” görebilmektir. Tartışma konuları  değişse bile duygular  aynıysa, tartışma kendini tekrar eder. Döngüyü kıran şey sessizlik ya da haklılık değil; ihtiyacın adlandırılabilmesidir.

Bazı çiftlerde küçük bir fark edilme anı bile tansiyonu düşürür; çünkü kişi “dinleniyorum” hissine geçer. Bu noktada çözüm teknik bir beceriden çok, duygusal görünürlüğün ve empatinin artmasıdır. Bir ilişkide duygu görünür hale geldiğinde, savunmalar, sertlikler yumuşar ve eşler birbirine karşı mücadele etmek yerine birbirini anlamaya çalışır. Bu da iletişimi mücadeleden işbirliğine taşır.

Kısacası döngünün kırılması için taraflardan birinin “susması” değil, anlaşılma ihtiyacının güvenli şekilde duyulması gerekir. Sorunun kendisi davranış değil; görünmeyen duygudur. Duygu karşı taraftan anlaşıldığında tekrar eden tartışmalar da anlamını kaybetmeye başlar.