Pzt – Cmt 09:00 – 19:30
Çatışma ve Sorun Çözme Nedir?

Çatışma ve Sorun Çözme Nedir?


İlişkilerde çatışma, çoğu zaman “yanlış giden bir şey” olarak görülür; oysa çatışma tamamen olumsuz bir durum değildir. Çatışma, iki kişinin farklı ihtiyaçlarının, beklentilerinin veya önceliklerinin yüzeye çıkmış halidir. Yani sorun çoğu zaman tartışmanın kendisi değil, orada görülmeye çalışan ihtiyaçtır.

Birçok çift çatışmadan kaçınarak ilişkiyi koruduğunu zanneder, ancak kaçınılan her konu görünmez bir gerilim olarak ilişkide birikir. Çatışmanın olmadığı ilişki huzurlu değil; en fazla duyguların konuşulamadığı ilişki olabilir.

Sorun çözme ise kimin haklı olduğuna karar vermek değil, her iki tarafın da neye ihtiyaç duyduğunu görebilmektir. Bu yüzden sağlıklı ilişkilerde amaç çatışmayı yok etmek değil; çatışmayı yönetebilmektir.

Çatışmalar doğru yönetildiğinde çiftler birbirini daha iyi tanıyabilir, sınırlar ve ihtiyaçlar daha görünür hale gelir ve ilişki daha gerçek bir zemine oturur. Çünkü yakınlık, uyumdan değil, farklılıkların nasıl birer fırsata dönüştüğünden güç alır.

Çatışma Neden Bazı İlişkilerde Yıkıcı, Bazılarında Geliştirici Olur?

Çatışmayı belirleyen şey konu değil; çatışma anında hissedilen güven düzeyidir.
Bazı ilişkilerde çatışma, “beni yalnız bırakacaksın” ya da “yerim güvende değil” hissini tetikler ve böyle olduğunda taraflar savunmaya geçer. Savunma başladığında artık kimse birbirini duymak için değil, kendini korumak için konuşur. Bu da çatışmayı yıkıcı hale getirir.

Buna karşılık bazı ilişkilerde çatışma, “biz zorlanıyoruz ama hâlâ yan yanayız” duygusuyla taşınır. Böyle olduğunda tartışma, tarafların birbirini kaybetme korkusunu değil, anlaşılma ihtiyacını ortaya çıkarır. Aynı konu işleniyor gibi görünse de hissettirilen şey farklı olduğu için çatışma yıkıcı değil; geliştirici olur.

Çatışmada Taraflar Aslında Neyi Savunur?

Birçok çift çatışmada “fikrini” savunduğunu düşünür; oysa çoğu zaman savunulan şey duygusal konumdur.

“Beni duy”
“Ben de önemsenmek istiyorum”
“Yerim sabit mi?”
“Benimle misin?”

Çatışma görünüşte ortaya çıkan konu (problem)  üzerinden ilerlese de, özünde varlık ve değer görme ihtiyacı etrafında döner.

Sorun Çözmek Neden Duygusal Bir Beceridir?

Sorunlar davranış düzeyinde çözülmeye çalışıldığında, yalnızca semptomla ilgilenilmiş olur. Asıl ihtiyaca inildiğinde ise tartışma “mücadele” olmaktan çıkar, temas alanına dönüşür. Çiftler o anda ne yaşadığını fark ettikçe “benim dediğim olsun” yerine “gel beni anla” düzlemine geçer. Bu yüzden çözüm; duyguyu duyabilme anlayabilme  kapasitesiyle mümkündür.

Çatışma Nasıl Sağlıklı Yönetilir?

Sağlıklı çatışma, sessizlikle değil; duyguyu görünür kılabilen iletişimle mümkün olur. Kişi önce “ne düşünüyorum?”dan çok “ben şu anda ne hissediyorum?” sorusuna yaklaşabildiğinde, tartışma karşı tarafı değil, durumu anlamaya odaklanır. Davranışın altındaki duygu fark edildiğinde savunma azalır, temas alanı açılır.

Sağlıklı çatışmanın bazı unsurları şunlardır:

  1. Duygunun adının konması → (kızgınım değil; kırgınım / yalnızım / görülmüyorum)
  2. Tarafların niyetlerini görebilmesi ve gösterebilmesi → (saldırı değil; anlaşılma ihtiyacı)
  3. “Haklılıktan” önce ilişkiyi koruma yaklaşımı → (haklılık değil, yakınlık kapasitesi)

Böyle olduğunda çatışma “kaybet-kazan” değil, birlikte çözüm bulma  alanına dönüşür. Sorun ortadan kalkmasa bile ilişki yıpranmaz; çünkü mesele kimin “kazandığı” değil, birbirini kaybetmeden konuşabilmektir.