Pzt – Cmt 09:00 – 19:30
Değersizlik Duygusu Nedir?

Değersizlik Duygusu Nedir?


Değersizlik duygusu, kişinin kendisini yeterince görülmüyor, onaylanmıyor ya da önemsenmiyor hissettiği durumlarda ortaya çıkan derin bir içsel incinmişlik halidir. Bu duygu çoğu zaman “ben önemli değilim” ya da “benim varlığım fark edilmiyor” hissi üzerinden kendini gösterir. İnsan değersizlik yaşadığında başkalarının gözündeki yerini kaybetmiş gibi hisseder.

Bu duygu her zaman yoğun acı şeklinde yaşanmaz. Bazen geri çekilme, bazen sürekli kendini kanıtlama çabası, bazen de “kimseye yük olmama” isteği olarak ortaya çıkabilir. Yani değersizlik hissi sessizlikle de, aşırı çabayla da ifade bulabilir. Dışarıdan “güçlü” görünen bazı insanlar bile içten içe değer duyguları ile ilgili sorular taşıyabilir.

Değersizlik duygusunun kaynağı tek bir olaya bağlı olmayabilir; çoğu zaman uzun süre görülmeden kalmak, emeğin karşılığını alamamak, duygusal olarak karşılık bulamamak ya da ilişkilerde fark edilmemek bu hissi güçlendirebilir. Aslında burada kişinin ihtiyacı “öne çıkmak” değil; varlığının kıymetli olduğunu hissedebilmektir.

Değersizlik Duygusu İlişkilerde Nasıl Kendini Gösterir?

Değersizlik duygusu ilişkide çoğu zaman direkt ifade edilmez; daha çok davranışların arasına gizlenir. Bazı kişiler bu duyguyla baş ederken geri çekilir, bazıları fazla uyumlu olur, bazıları ise sürekli onay arama ihtiyacı duyabilir. Duygu bazen “kırılganlık” şeklinde görünür, bazen de dışarıdan “güçlü duruş” olarak.

Bu duygu yoğunlaştığında kişi eleştiriye daha hassas hâle gelebilir, reddedilmeye daha tahammülsüz hale gelebilir ya da “önemsiz” hissedebilir. Dışarıdan bakıldığında basit görünen bir olay bile “yine görülmedim” duygusunu  tetikleyebilir.

Neden Bazı İnsanlar Değersizliği Daha Yoğun Hisseder?

Bazı insanlar çocukluklarından itibaren görülmek için “çaba harcamayı” öğrenmiş olabilir; bu nedenle yetişkinlikte değer görmek bir varoluş ihtiyacı kadar güçlü hissedilebilir. Bazılarında ise değersizlik duygusu  kırılganlık, reddedilme ya da yalnız kalma korkusu ile iç içe geçmiştir. Kişi mantık olarak sevildiğini bilse bile “içeride bunu hissedemeyebilir.”