Pzt – Cmt 09:00 – 19:30
Annesi ve Eşi Arasında Kalan Erkekler

Annesi ve Eşi Arasında Kalan Erkekler


Bir erkeğin annesi ile eşi arasında kalması çoğu zaman davranışsal bir “kararsızlık” değil; duygusal bir bağlılık çatışmasıdır.

Erkek, yetiştiği ailede “bağlılık” kavramını çoğu zaman “ailesini üzmemek, kırmamak, korumak” şeklinde öğrenmiştir. Evlendikten sonra ise bu öğrenilmiş durum ile yeni kurduğu ailedeki sorumluluk duygusu çatışabilir. Eşi ve annesi arasında kalan bir erkeğin yaşadığı duygu; iki taraftan birini seçersem diğerini kaybedebilirim düşüncesi ile ilişkili olabilmektedir. Ayrıca devreye giren geleneksel öğretiler de  erkekleri sanki anne ve eşleri arasında bir seçim yapması konusunda zorlayabilme ihtimaline sahiptir.

Bu nedenle bazı erkekler sessiz kalarak gerginliği azaltmaya çalışır; bazıları iki tarafı da “idare etmeye” çalışır; bazıları ise konuyu görünmez kılarak yok saymayı seçer. Dışarıdan bakıldığında “eşinin yanında durmuyor” gibi görünse de, içeriden bakıldığında bu çoğu zaman kayıp yaşamamak için verilen bir savunma tepkisidir. Ancak çift ilişkisi açısından kritik olan, davranışın nedeni değil, eşte bıraktığı duygudur: Bu duygu da çoğu zaman yalnızlık ve değersizlik duygusudur.

Eşler bu çatışmayı farklı okur:

  • Erkek: “Taraf olmak istemiyorum.”
  • Eş: “O beni seçmiyor.”

Bir evlilikte,  “Biz” alanı korunabildiğinde kök aile ile kurulan ilişki sağlıklı bir mesafeye yerleşir. Erkek suçlulukla değil, dengeyle hareket edebilir; eş ise görünmez hissettiği yerden “güvende ve değerli hissettiği” yere geçer. Danışmanlık sürecinde amaç ailelerden kopmak değil; kök aile ilişkisini yeniden konumlandırarak evliliğin bağını güçlendirmektir.