Ergenlik döneminde çatışmaların artması birçok ailede endişe kaynağı olabiliyor, ancak bu çatışmalar her zaman bağın zayıfladığı anlamına gelmez. Bazı durumlarda ergenin ailesiyle yaşadığı gerilim, kopuş değil; kimlik kazanma ve bağı yeniden tanımlama çabasıdır. Ergen, bu dönemde “beni seviyor musunuz?” sorusundan çok “beni olduğum halimle kabul ediyor musunuz?” sorusunun cevabını arar. Bu yüzden itiraz, mesafe koyma ya da sınır zorlama davranışları çoğu zaman sevgi ya da saygısızlığın değil, ayrışma ihtiyacının işaretidir.
Birçok genç duygularını sözcüklerle değil, davranış üzerinden ifade eder. Geri çekilmeler, sert çıkışlar ya da kapıları kapatma davranışları bazı ailelerde “saygısızlık” gibi algılansa da, psikolojik açıdan bakıldığında çoğu zaman “beni duyabiliyor musun?” sourusudur. Ergen ebeveynin sevgisini ölçmekten çok, saygısının ve sınırlarının görülüp görülmediğini test eder. Bu nedenle çatışmanın kendisi değil, çatışma sonrasında kurulan ilişki tonu belirleyici olabilir.
Ebeveyn açısından bu dönem, çocukluk dönemindeki “yöneten ebeveynlik”ten, ergenlik dönemindeki eşlik eden ebeveynlik formuna geçişi gerektirebilir. Bazı ailelerde en zorlayıcı nokta, gencin artık farklı bir ilişki mesafesine ihtiyaç duymasıdır. Eğer bu geçiş sağlıklı okunabildiğinde, çatışmalar bağ koparan değil; bağı güçlendiren, ilişkiyi güncelleyen bir fırsat alanına dönüşebilir. Çünkü ergenlik, ebeveyn-çocuk ilişkisinin bittiği değil, yetişkin-yetişkin ilişkisinin temellerinin atıldığı dönemdir.
Elbette, şimdi bu başlığa mini alt bölüm ekleyerek son dokunuşu yapıyorum. Bu bölüm özellikle ebeveyn tarafındaki görünmeyen duyguyu görünür kılarak metni tamamlayıcı hale getirir:
Ebeveyn Ergenle Çatışırken Aslında Ne Yaşıyor?
Ergenlik dönemindeki çatışmalar sadece gencin bağımsızlaşma ihtiyacından değil, kimi zaman ebeveynin iç dünyasındaki değişimden de etkilenir. Bazı ebeveynler için bu süreç, “artık bana ihtiyaç duyulmuyor” hissiyle birlikte sessiz bir kayıp duygusu yaratabilir. Çocuk büyürken ebeveynlik rolü de değişir ve bu rol kayması bazı anne-babalarda kontrolü kaybetme gibi değil, yerini kaybetme şeklinde hissedilebilir. Bu nedenle ebeveynin tepkisi çoğu zaman “bağımı mı kaybediyorum?” kaygısının bir sonucu olabilir. Ergenin mesafe ihtiyacı ile ebeveynin yakınlık ihtiyacı çakıştığında çatışma görünür olur; ancak altında her iki taraf için de bağı sürdürme isteği vardır.
Ergenlik döneminde çatışma olmadan bir ergenin kendisini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini tanıması ve anlaması son derece güçtür.